banner79

Bu haber kez okundu.

Dr. Kadir Dadan'dan 'Halk Partisi' çıkışı

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri ile geçirdiğimiz bir yılın ardından, bu kez yerel seçimlerin yaşanacağı yeni bir yıla giriyoruz. 


Kuşkusuz seçimlerin olduğu yıllar, siyasi partiler için önemli ve hareketli günleri de beraberinde getirir. 2019 da böyle bir yıl olacak. 


Ancak bunun da ötesinde Cumhuriyet Halk Partisi için, 2019'un daha büyük bir önemi var. Bu yılla başlayacak ve 2023 yılı 29 Ekim'inde sonlanacak 4 yılı aşkın bir sürede, hem ülkemizin hem de partinin kuruluş süreçlerinin 100. yıl dönümleri kutlanacak. 


Devlet ve onu yöneten hükümet, elbette bu yıl dönümlerinde çeşitli etkinlikler düzenleyerek asırlık geçmişini pekiştirmek ve bugüne ilişkin gelişmişliğini ortaya koymak isteyecektir.
Peki kurucu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü sevenler ve Atatürk'ün partisi ne yapacak? Mevcut kadroların önündeki seçenekler neler? Pek sevdiğimiz yıl dönümleri, heyecanı ve örgütlülüğü artırabilir mi? 2023'te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidar olacak bir seçenek oluşturulabilir mi?


Partinin son yıllarda bir ölçüde sürekli seçim atmosferinde kalmaktan kaynaklanan yaşadığı çalkantılar umudu yükseltmiyor. İyi Parti ile kurulan ittifak, partinin elindeki belediye sayısını artıracak gibi görünmesine rağmen, aynı zamanda parti içi çekişmeleri artıracak gibi de duruyor. Ancak ortada daha iyi başka bir seçenek de görünmüyor. 
Üstelik benzer bir ittifaka 2023'te de gereksinim duyulması bir yana, orta anadolu, karadeniz, doğu anadolu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde mevcut örgütlülük ve oy oranlarının nasıl artırılacağına ilişkin herhangi bir açılım da ortada yok. 


2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidar olmak amaçlanacaksa, partinin kesinlikle kapsamlı bir programatik ve örgütsel yenilenmeye gereksinimi var. Kiminle, ne zaman ve nasıl sorularının yanıtını bulmak için, dönüp bir kez daha kurucu önder Atatürk'e bakmak gerekir.


Atatürk, partinin ismini Halk Partisi olarak koymuş, kişi, zümre, sınıf karşısında halkın iktidarını arzulamıştır. Dolayısıyla "kiminle?" sorusunun yanıtı "halkla" olmak durumundadır. Barajın % 51 olduğunu da hatırlayacak olursak, seçkinci tavırların bir yana bırakılması, partinin Atatürk sevgisi üzerinden kitleselleşmesi ve halkla bütünleşmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. 
Ayrıca dilimize yerleşen kısaltma olarak partinin CEHEPE'den Halk Partisine dönmesi de önemli bir gerekliliktir. 1923'te kuruluşundan ta ki 1980 darbesiyle parti kapatılana kadar, halk arasında partinin kısa adı "halk partisi" idi. Ancak parti tekrar açıldığında CHP kısaltması harf okunuşları ile "halk partisi"ne tercih edildi. Bugün bir çok konuda iktidarın Osmanlı devlet düzenini andıran tercihleri, parti kısaltması olarak tekrar "halk partisi"ne dönülmesi gerekliliğinin bir başka gerekçesidir. 


"Ne zaman?" ve "Nasıl?" sorularının yanıtını da, Atatürk'ün bağımsızlık savaşında izlediği rota ve olayların kullanılması oluşturabilir. Asırlık bir parti zaten kendini sürekli yenilemek durumundadır ve aşağıda sayacağım organizasyonları bir şekilde yapmaktadır. Burada önemli olan, bunu halkla birlikte ve etkili kamuoyu yansıması ile başarabilmektir.
Örneğin 15 Mayıs 2019'da İzmir'in işgalinin 100. yılında İzmir'de YENİDEN KURTULUŞ, YENİDEN BAĞIMSIZLIK temasıyla büyük bir gösteri düzenlenebilir. 
16 Mayıs 2019'da İstanbul'dan büyük bir uğurlama töreni ile Atatürk temsili olarak yola çıkabilir. 


16-17-18 Mayıs 2019 tarihlerinde Karadeniz illerinde ve nihayet 19 Mayıs 2019'da Samsun'da ASIRLIK DEVLETİN ÖZGÜR GENÇLERİ NE İSTİYOR temasıyla büyük bir gençlik kongresi organize edilebilir.


23 Temmuz - 7 Ağustos 2019 tarihleri arasında tüm doğu illerinde birer gün ve son üç günde Erzurum'da olmak üzere, 21. yüzyılın başat sorunu olan ekolojik sorunlar ile gençlerin ortaya koyduğu talepler çerçevesinde ve var olan altı ilkenin güncel yorumunu da içerecek şekilde, partinin programı baştan aşağı gözden geçirilerek yenilenebilir.


4-11 Eylül 2019 tarihlerinde iç anadolu bölgesi illerinde ve son üç gün Sivas'ta olmak üzere, YENİDEN HALK PARTİSİ olmak üzere, Erzurum'da ortaya konan programa uygun olarak tüm örgütsel çerçeve yeni bir tüzük ile yeniden belirlenebilir.


Bütün bunlardan sonra 23 Nisan 2020'de Ankara'da toplanacak büyük kurultay ile partiyi 2023 seçimlerine götürecek siyasi kadro belirlenebilir.


Şimdiye kadar bu düşünceleri açtığım kişiler, böyle bir yolun partiyi hareketlendirebileceğini kabul etmekle birlikte, kimin bu sürece liderlik edeceğini de sorguladılar.


Burada bir kez daha dile getireyim ki, eğer halkın bu sürece katılımı sağlanamıyorsa hem partinin, hem kurucu önderin söylevinin, hem de halkımızın geleceği konusunda umutları ayakta tutmak son derece zorlaşacaktır. Ve eğer halkın katılımı sağlanabilirse, onunla bütünleşik olan kim varsa süreci de o yürütecektir. 


Öte yandan siyasi hedefin BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR TÜRKİYE olarak belirlenmesi ve var olan iktidarın liderliğinin partinin siyasi eleştirilerinin odağına yerleştirilmesinden vaz geçilmesi de liderlik tartışmalarını geriletecektir. Bu nedenle yeni sloganımız HEM BAĞIMSIZLIK, HEM ÖZGÜRLÜK! olabilir.


Bütün bu sürecin seçim öncesinde ilanı ve halkın partiye katılımına ilişkin samimi bir davetin yapılması, partinin yerel seçimlerde elde edeceği sonucu da olumlu yönde etkileyecektir. 


Kadir Dadan
31.12.2018

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner59

banner60