Eylül 2017 tarihinden bu yana büyük bir telaş içindeyiz. Bandırma ve Yakın Çevresi Tarihi başlıklı bir derleme kitabın telaşı bu.  Haziran 2018’de yani Festival zamanında Bandırma Belediyesi tarafından basılması planlanan bu çalışmaya farklı üniversitelerden 20’den fazla akademisyen destek vermiş ve katılım göstermiş durumda. Çalışma içinde ilk defa gün yüzüne çıkacak arkeolojik ve tarihi belgeler olduğu kadar, yöremizde unutulmakta olan bir dizi değeri de yeniden hatırlatan pasajlar da mevcut. Bunlardan biri de bölgemize büyük hizmetleri olduğu halde artık unutulmaya yüz tutmuş olan Erdek eski Kaymakamı Reşit Mazhar Ertüzün ve onun Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar adlı çalışması….

Reşit Mazhar Ertüzün’ü ve çalışmalarını arkeoloji eğitimi aldığım üniversite yıllarından beri bilirim. (Kitabın üçüncü baskısını yaparak genç nesillerce tanımasını sağlayan Rahmi Akdaş’ı da burada analım). Ancak ne yalan söyleyeyim, bu kitabın asıl değerini Bandırma ve Yakın Çevresi Tarihi başlıklı çalışmanın içine girdiğimde fark etmiş bulunuyorum. “Bu konudan da söz etmemiştir herhalde” diye düşündüğümüz hemen her mevzudan Ertüzün’ün mutlaka haberdar olduğunu kitabı derinlemesine incelediğimizde anlamış olduk. Bu kadar da değil Ertüzün, hem bölge tarihi ile ilgili bulabildiği bütün kaynakları okumaya çalışmış; hem de günümüzde birçok ünlü akademisyenin düştüğü bazı hatalara da düşmeyecek kadar dikkatli ve titiz çalışmış. Mesela Türkiye’de Bizans uzmanı denilince ilk akla gelen isimlerden biri oaln Işın Demirkent’in  Türk Tarih Kurumu tarafından basılan Türkiye Selçuklu Hükümdarı Sultan I. Kılıçaslan adlı çalışmasında Kyzikos bölgesinin Seçuklular tarafından fethini anlatan kısmında önemli hatalar yapılmış.  Demirkent kitabında Kyzikos’a dönük, biri muhtemelen 1085-1087 dolayında diğeri ise 1113’teki iki ayrı Selçuklu seferini birbirine karıştırmış hatta ilk seferin lideri –sonradan din değiştirerek Hıristiyan olan- İlhan adlı Türk komutanıyla 1113’teki seferin lideri olan Emir Muhammed’i aynı kişi olduklarını sanmış. Halbuki bu bilgilerin kaynağı olan Bizans tarihçisi Anna Kommena’nın eserinde mezkûr iki seferin bambaşka olaylar olduğu açıkça belirtilmekte. Nitekim Ertüzün’ün çalışmasında da Anna Kommena’dan yapılan alıntıların hatasız biçimde yer aldığı görülmekte. Yine gerçekten büyük bir Osmanlı tarihçisi olan N. Jorga’nın da Osmanlı Tarihi’nde Kyzikos’u Türkler adına üçüncü kez fetheden Emir Muhammed’i Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar’la karıştırması da Ertüzün’ün çalışmasında rastlamadığımız türden önemli bir hata.

Bir örnek daha verelim. Yine Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan Z. Günal Öden’in Karesi Beyliği Tarihi adlı çalışmasının başlangıç kısmında, yazar Karesi Beyliğinin kurucularından olan ve Yunanca Kalemes olarak adlandırılan Kalem Bey’in izini sürerken Marmara Bölgesinde Kalem ismi geçen yerlerin bu beylikle bağı olabileceğini söylemekte. Örnek olarak da Erdek Kalemi ilçesini göstermekte... Hâlbuki gerek Marmara Adası’ndaki Kalemi’nin gerekse Şahinburgaz’daki Kalem Deresi denilen yerin adı Karesioğullarıının Kalem Bey’iyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. (Zaten Erdek ve adalar, tarihinde hiçbir zaman Karesi Beyliği’nin hâkimiyetine girmiş de değildir). Nitekim Ertüzün’ün sözü geçen kitabında bu isimler Rumca/Yunanca kökenleriyle birlikte açıklanmışlardır  (kalami; kamışlık anlamına gelmektedir).  Kapıdağı gibi bir coğrafyada isim analizi yaparken Ertüzün gibi mutlaka Yunanca isimlerden haberdar olmak ve kulağa Türkçe gelen her isme hemen aldanmamak gerekmekte....

Bu örnekler yerel tarihçilikteki dikkat ve tecrübenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Meslekten tarihçi ve arkeolog olmadığı için yapıtları yeteri kadar ilgi görmemiş olan Ertüzün’ünle ilgili ekleyeceğim bir husus daha var. O da Yurt Dışında Kapıdağı, Kyzikos, Erdek ve çevre adalarla ilgili bütün bilimsel çalışmalarda Ertüzün’ün kitabının referans olarak gösterilmesi. Örneğin 2011’de vefat eden ünlü İngiliz Eski Çağ tarihçisi Simon Priece, ilk baskısı 1984’te yapılan ve Türkiye’de ise 2004 yılında yayınlanan Ritüel ve İktidar-Küçük Asya’da İmparatorluk Kültü başlıklı kitabında Ertüzün’ün kitabı hakkında “Kyzikos Yarımadası hakkında bu güne kadar yapılmış en derli toplu eser” demektedir.

Sevindirici bir gelişme olarak Bandırma ve Yakın Çevresi Tarihi adlı çalışmamıza Eski Çağ alanında katkı sunan hemen her hocamızın mutlaka Ertüzün’ün çalışmasına değindiklerini ve bu kitabı referans olarak kullandıklarını belirtelim. Öte yandan kitabın baskısı tükenmiş durumda, Bandırma, Erdek yöresinde tarih, kültür, turizm ve çevre bilincinin gelişiminde önemli bir rol oynayan bu kitap umarız yakında yeniden basılır, daha fazla sahiplenilir ve bu kitabın yöremizde kaleme alınan evrensel bir değer olduğu nihayet anlaşılır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.