banner91

İslami camiada karşılığı olan felsefeci yazar Dücane Cündioğlu 19 Mayıs'ta Twitter’dan şöyle bir paylaşım yapmış;

Cumhuriyet bizlere eşit ve özgür olmanın değerini öğretti, zor kazanılmış bir yurttaşlığın değerini. İmdi, onsuz nefes bile alamayız ve artık bir hanedanın güttüğü reaya, bir sürü olmayı asla kabul edemeyiz. Milli mücadelenin ileri görüşlü önderine minnettarlığımı arz ediyorum.

Paylaşım adeta cumhuriyet düşmanlarının paratoneri olmuş; genel anlamda yorumlara bakıldığında linç var. Sanıyorlar ki batılılaşma, modernleşme, demokratikleşme hareketi Atatürk ile başladı... Hâlbuki hareketin somut başlangıç tarihi 1839...

Tarih fesli bir deliden öğrenildiğinde ayaklar yere sağlam basmıyor doğal olarak...

"Hanedanın güttüğü reaya,  bir sürü olmayı asla kabul edemeyiz." kısmına takılmışlar, kin kusuyorlar. Neye kin kustukları hakkında da tam bir bilince sahip değiller. "Sürü’" kısmı özellikle yaralayıcı olmuş lakin Osmanlı İmparatorluğunda taba, sürü olunduğunda güçlü hissedenlere deniyor.

1839 yılında başlayan çağdaşlaşma hareketinin nihayeti cumhuriyet olduğunda halkın idrak etmesi gereken ilk şey sürünün bir parçası olmak yerine aklıyla, vicdanıyla hür bireyler olmak, bireyler yetiştirmekti.

Maalesef  "birey olmak" zor geldiğinden, toplumun büyük bir kesimine sürüde kalmak daha cazip geldi… Bu noktada Erich Fromm’un ‘’özgürlükten Kaçış’’ kitabında dile getirdiği şu görüşü önemsiyorum;

"Ortaçağ toplumu bireyi özgürlüğünden yoksun bırakmamıştır, çünkü "birey" henüz varolmuş değildir; insan hala dünyaya asal bağlarla bağlıdır."

Bireyi var edemediğimiz müddetçe, ortaçağın zihin dünyasıyla demokratik hakkını, taba olmaya gönüllü olarak kullanan nesillerle karşılaşacağız.

Atatürk’ün eğitimcilere söylediği "Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister." görüşü yalnızca sözde kalmış büyük çoğunlukla. Toplum o vizyonla eğitilemediğinde otodidaktlarla karşılaşırız. Kimi zihnini Halil İnalcık, Reşad Ekrem Koçu, Zafer Toprak, İlhan Tekeli, İlber Ortaylı gibi isimlerle zenginleştirip eğitirken diğer tarafta; Mustafa Armağan, Yavuz Bahadıroğlu, Kadir Mısıroğlu gibi şarlatanlar hüküm sürecektir ve delinin üstat olduğu yerde de akla ihtiyaç kalmayacaktır.

Sürünün başında bir deli olsa dahi sürü olmak özgür olmaktan kolaydır. Zor olan birey olabilmek özgürlüğün sorumluluklarını yerine getirebilmektir. Özgürlüğe kapı aralayan Mustafa Kemal Atatürk’e minnet duymak elzemdir. Mücadeleyi sürdürmek birey olmanın sorumluluğudur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.