İnönü Caddesindeki düzenlenme tamamlandı. Orta kaldırım kaldırıldı, cadde çift geliş-gidiş oldu ve en önemlisi yaya geçişleri de bir düzene bindi.

Akıl edenlere, onaylayanlara ve uygulayanlara bu şehirde yaşayan bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum.

Artık sağına soluna bakmadan, yolun istediği yerinden akan trafiğin ortasına kimse atlayamıyor.  Yayalar ya ışıklı yaya geçidinden ya da yasal olarak düzenlenen ve trafik akışını engellemeyecek konumda olan yaya geçidini kullanmak zorunda.

Konu ile ilgili ilk görsel içerikli haberi yaptığımda Bandırma Belediye Başkanı Sayın Dursun Mirza “ Şehit Süleymanbey caddesi geçişini vatandaşlar çok kullanıyor. Aslında orayı açık bırakmak istiyoruz fakat Emniyet Müdürlüğü yaya ve trafik akışı güvenliği için o noktanın kapanmasını istiyor” demişti.

Uygulamanın ilk günlerinde yaya geçişi için küçük bir nokta açık bırakılmıştı. Ancak görüldü ki bu küçük nokta geçiş için yetersiz kaldı. Yaya geçişinin yoğun olduğu bu noktada yayalara geçiş imkânı vermek için duran araçlar trafik akışını yavaşlattığı için o küçük geçiş noktası da kapatıldı.

İlla birileri eleştirecek ya. Haberin başlığı şu: “İnönü Caddesinde Tarihi Yaya Yolu Geçişinin Kapatılması Tepki Çekti.”

Demek ki Bandırma’mızda tarihi değeri olan eser olarak bir yaya geçidimiz varmış.

Benim yaşım yetmez diye elimdeki tüm kaynakları taradım. Eski Bandırma’yı iyi bilen büyüklerime sordum. Ahmet Pesen’e, Erdem Özcan’a, Önder Balıkçı’ya... Kimse bilmiyormuş Bandırma’daki ‘tarihi’ yaya geçidini. Zeki Karadeniz’in kulağı deliktir ona sordum; en okkalısından bir küfür savurdu ortaya… Töre Sivrioğlu hocayı aradım. Lafı ağzıma tıktı “yeni kitap hazırlıyoruz, şu kaynak lazım, bunu bulabilir misin?” diye. “Dur hocam” dedim. “Mevzu daha büyük... Sen Bandırma’daki tarihi yaya geçidi nerede biliyor musun?” dedim. Dalga geçiyorum zannetti, kapattı telefonu. Ozan Sanatevine gittim, Rahmi  Akdaş ağabeyime “bilirse o bilir” dedim. “ Ağabey dök bakalım arşivi. Bandırma’nın tarihi yaya geçidi nerede” dedim.  Baktı şöyle gözlüklerinin üzerinden, cevap vermeye bile değer görmedi bu sorumu. Başka mevzulardan bahsetmeye devam etti.

İşin mizahı bir yana Türk Dil Kurumu der ki:  “Tarihi: Uzun zaman önce meydana getirilmiş ve tarihî değeri olan eser.”

Yapmayın. Eleştirecekseniz de bilerek eleştirin. Bu geçiş noktası Emniyet Müdürlüğünün isteği üzerine kapatıldı ve doğrusu da zaten bu. Tüm şehrin trafiğinin gelip kesiştiği ve artan araç sayısı ile ileriki yıllarda yetersiz kalacağı belli bir noktanın 20 metre ilerisine kontrolsüz bir yaya geçidi oluşturursanız ne olur? Bir defa orası yaya geçidi değil. Vakti zamanında Kent plancılarının değil emlakçıların ve muhtarların parsellediği ve el birliği ile mahvettikleri Bandırma’da hasbelkader bir geçiş noktası oluvermiş.

“Belediyenin ceza yazmasından endişe ettiği için, ismini yazdırmaktan imtina eden diğer bir esnaf ise…” cümlesini anlamak mümkün değil. Düşüncelerini belirttirdiği için hangi esnafa hangi zabıta ceza yazmış ya da yazabilir.

Elbette vatandaşlardan şikâyetçi olanlar olabilir. Onlar da ışıklarda beklemeyi veya azıcık daha yürüyüp Kâşif Acar caddesindeki yaya geçidini kullanmaya alışacaklar. 152 bin nüfuslu bir şehirde yaşıyorsak bazı kurallara hepimizin uyması gerekiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
metin oktay 4 ay önce

birde şu dört yolda yayaların yeşil yanarken hala ısrarla arasından geçmeye çalışan araçlara bir çözüm bulunsun önce insanlarsinir ediyorlar illaki uyarmakmi lazim uyarlanması insana el kol.hareketile saygısizlik yapıyorlar

banner59

banner60