banner91
banner96

Biz Türkler tarihi sarayın içerisinden, padişahların biyografisinden ve abartılı askeri zaferlerden okumayı seviyoruz. Hele bir de konu balkan savaşları tarihiyse görmezden gelmeyi memnuniyetle yeğliyoruz. Örneğin wikipedia sitesinde; (ülkemizde başına ‘’0’’  ilave ederek) ayrı ayrı birinci ve ikinci Balkan Savaşları başlıklarına bakıldığında Türkçe kaynağın, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Rus kaynaklarından çok daha zayıf bir görünüme sahip olduğu göze çarpıyor.  Kitaplarda da aynı durum mevcut, her ne kadar yerli iyi birkaç akademik eser olsa da…

Troçki’nin sürgünde geçimini sağlamak için yaptığı yazarlık ve muhabirlik dönemindeki makalelerinden derlenen bu eser önemli bir kaynak. Fakat savaş taktik ve tekniklerine dair kitapta bir şeyler bulamayacaksınız.

Troçki, kaynayan balkan siyasetini ve halkın durumunu gözlemliyor. Önemli saptamalar ve öngörülerde bulunuyor. Savaşta yaralanmış esir düşmüş Bulgar ve Türk askerleriyle, politikacılar ve gazetecilerle yapılan röportajları okuyoruz. Savaşın şiddetini, insanların insanlıklarını yitirişini okuyorsunuz. Yaptıkları katliamları marifetmişçesine anlatışlarına şaşırıyorsunuz.

Bir Bulgar askeri: içerisinde insanların olduğu evi ateşe verişini en ufak insani ve vicdani emare göstermeksizin anlatıyor örneğin. Kimisi katlettikleri çocukları, kadınları, yaşlıları, tecavüzlerini, yağmalarını anlatıyor rahatlıkla, esir düşen yaralı Türk askerini süngülüleriyle nasıl katlettiklerini anlatıyor kimisi gururla…

Askerlerin bir kilo et için Türk ve Arnavut köylerinden gasp ettikleri koca danayı devirişlerini anlatıyorlar. O denli büyük bir yağma ki bozulmakta olan kendi askeri erzaklarını kuyular açıp gömüyorlar.

Siyasi iklimi, Bulgar gazetelerinin abartılı zafer manşetlerini, katliamların sansürünü görüyoruz. Bulgar sansürü katliamların Avrupa medyasına yansımaması için elinden geleni yapıyor. Bir yanda yoksulluk sefalet, bir yanda hamasi politik hava… Sofya’nın yoksul, kirli arka sokaklarından da haberdar oluyoruz, ayrıca savaş meydanlarında yaralıların düzgün bir tedaviden bile yoksun oluşlarına, askerlerin yaralarının dahi kurtlanmasına tanık ediyor Troçki bizleri.

Türk cephesinin basiretsiz komutanları, Kırklareli’nin kolayca elden çıkması, ordunun eğitimsizliği, gibi nice detayla karşılaşıyoruz. Türk ve Arnavut katliamları ve bu durumu sansürleyen Bulgar yönetimi kitapta ağırlıklı bir yer kaplıyor. Dönemin Balkan siyaseti ve toplumsal durumuna ilişkin okunması elzem bir eser. Nitekim Balkan Savaşları 1. Dünya Savaşının bir çeşit tetikleyicisi gibi…

Bu değerli eseri 1000kitap sitesinde yalnızca 7 kişinin okumuş olması ve ne bir yorum ne bir alıntı olması, rasyonel tarihe ne denli meraklı olduğumuzu gözler önüne seriyor. Tarih arka planlı masal anlatıcısı Mustafa Armağan’ın ‘’Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı’’ kitabında ise 1509 okuma, 65 inceleme, 610 alıntı yer alıyor.  Bu da bize gösteriyor ki halen efsaneler ekseninde, kralcı, önderci, kurtarıcı beklentili ilkel bir zihinsel kafayla hayatımızı idame ettiriyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.