banner91

Ülkedeki kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği şu dönemde, Eskişehir’de yaşanan olayın ayrıntılarını öğrendikçe merhum Ayşe Tuba Arslan’ın çaresizliğini yüreğimde hissettim. Üzülmek de değil hissettiğim. Öfke… Bu ülkenin kokuşmuş, ağır, hantal yargısına derin bir nefret ve öfke.

Eşi tarafından şiddet gören, tecavüze uğrayan Ayşe Tuba Arslan, tam 23 kez suç duyurusunda bulunmuş ancak Arslan’ın tüm uğraşları sonuçsuz kalmış.

23 KEZ

Kocası Yalçın Özalpay hakkında 10 ayrı iddianame düzenlenerek mahkemelere cezalandırılması talebiyle hakaret, tehdit ve basit yaralama suçlarından kamu davası açılmış. Caydırıcı hiçbir kararın çıkmaması Ayşe Tuba Arslan’ı ölüme hep bir adım daha yaklaştırmış. Sadece bu yıl yaptığı 10 suç duyurusunun 5’i takipsizlikle sonuçlanmış. Gerekçe: delil ve tanık yokluğu.

Arslan, son olarak 5 Temmuz 2019'da bir kez daha Ankara 2'nci Aile Mahkemesi'ne başvurarak şunları söylemiş:

"Boşanmış olduğum eski eşimden hâlâ şiddet ve ağıza alınmayacak hakaretlere maruz kalıyorum. Özalpay tarafından üzerime bir sürü borç bırakılmıştır. Maaşıma icra getirmiştir. Şu an kendisi oturmakta olduğu evdeki mobilyalarını bana ödetmektedir. Ve ben şu an maddi manevi çok zor durumdayım, çalışmıyorum. Defalarca şikâyet etmeme rağmen hiçbir sonuç alamadım. Uzaklaştırmam olduğu halde. Benim bu Yalçın Özalpay isimli şahısla ilgili başvurmadığım hukuki işlem kalmadı. Bu şahıstan tehdit alıyorum. Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz. Ben çok mağdurum."

En çok da son cümlesi Arslan’ın çaresizliğinin özeti niteliğinde…

6284 sayılı Şiddete Karşı Koruma Yasası’nda tedbir kararına uymayanlara üç günden on güne kadar zorlama hapis cezası öngörülmesine rağmen toplam 23 kez bu tedbir kararlarını ihlal ederek tehdit, hakaret ve saldırıda bulunan Özalpay, bir gün bile hapis cezasına çarptırılmamış.

Peki ne mi oldu?

En sonunda Ayşe Tuba Arslan, eski kocası tarafından satırla saldırıya uğradı. 44 gün yaşam mücadelesi verdi ancak yaşama tutunamadı. Onun çaresizliğine yüce devletimizin kanunları, hükümleri, dilekçeleri çare olamadı. Polisi, Cumhuriyet Savcısı, hâkimi, TBMM’de el kaldıran milletvekili el birliği ile Ayşe Tuba Arslan’ı katiline yolladı.

Geçtiğimiz haftalarda ülkenin her yerinde kadına yönelik şiddetle ilgili basın açıklamaları, yürüyüşler, konferanslar yapıldı. Makam mevki sahipleri, danışmanlarına konunun önemli ile ilgili basın bültenleri hazırlattı, ellerinde pankartlarla gazetecilere poz verdi.

CHP-İYİ Parti ve HDP'nin kadına yönelik şiddet ile mücadele ile ilgili tüm önergeleri AKP-MHP oylarıyla reddedildi. 

Reddedenlerin hiçbiri de şu sözleri yarın  hatırlamayacak: “Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz. Ben çok mağdurum.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.